رَبَّـنَا وَسِعْتَ كُلَّ شَيْءٍ رَحْمَةً وَعِلْماً فَاغْفِرْ لِلَّذٖينَ تَابُوا وَاتَّبَعُوا سَبٖيلَكَ وَقِهِمْ عَذَابَ الْجَحٖيمِ رَبَّنَا وَاَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍۨ الَّتٖي وَعَدْتَهُمْ وَمَنْ صَلَحَ مِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَاَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْؕ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُۚ
Rabbenâ vesi'te külle şey'in rahmeten ve ilmen fağfir li'llezîne tâbû vettebeû sebîleke ve kıhim azâbe'l-cahîm. Rabbenâ ve edhılhüm cennâti adninillettî veadtehüm ve men salaha min âbâihim ve ezvâcihim ve zürriyyâtihim, inneke ente'l-azîzü'l-hakîm.
Okunuş, Arapça aslını tam karşılamaz; mümkünse Arapçasından okuyunuz.
Ey Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır. O halde tövbe eden ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azâbından koru. Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.
Kur'ân-ı Kerîm40:7-8 · Metin: Diyanet Mushafı · Meal: Diyanet İşleri Başkanlığı Meali